Yapay Çiçekler

Doğallıktan yana olanlar tarafından sevilmeyen, bazıları tarafından alayla karşılanan, kitsch amatörler tarafından methiyeler düzülen yapma çiçekler, eski çağlarda olduğu gibi ev dekorasyonunun bir parçası. Hergün geliştitirilen yeni yöntemlerle, çiçekçi ve tasarımcıların becerileriyle altın çağını yaşayan yapma çiçekler adeta doğayla rekabet ediyor…

İnce bir becerinin doğuşu:

Yapma çiçekler ilk olarak mezarlıklarda karşımıza çıktı. Mısır tarihi araştırmacıları, antik mezarlar içinde ketenden renkli lotus çiçeği buldular. Eski çağlardan beri çiçeklerin hem dekorasyon hem de süslenme için kullanıldığını gösteren belgelere de rastlandı. İlkel Hintliler ipekten harika çiçekler yapıyorlardı. Romalılar ise alınlarına çiçeklerin taç yapraklarından ve ince yapraklardan yapılmış taçlar takıyorlardı. Doğunun tek üreticileri Çinliler, çağımızın 3. asrında bu çiçekleri üretmeye başlamışlardı. Bu ürünler 13. yüzyılda da kullanılıyordu. Özellikle mahkemelerde imparatorluğun lütuflarından yararlanmak isteyen kadınlar tarafından saçlarda kullanılıyordu.

Avrupa’da zerafet dönemi olan 18. yüzyılda yapma çiçekler dört bir yana dağılmıştı. Sevr İmalathanesi porselen güller üretti. 1740’ta bu güller yerini dore bronz olanlara bıraktı. Böylece yapma çiçekler konusunda yeni bir sektör oluşmuş oldu: Taftadan, tuvalden, kağıttan, tüyden, parşömenden, ipekten binlerce yapma üretilmeye başlandı. Dönemin dekoratörleri bu çiçekleri taçlarda, ressamlar kadın temalı resimlerinde, kadınlar da kıyafetlerinde, saçlarında kullanıyordu.

Ölümsüz kompozisyonlar:

Uzun süre fiyatlarından ve çiğ renklerinden ötürü pek tutulmayan yapma çiçekler dekorasyon dünyası tarafından tekrar gündeme getirildi. Emilio Robba, 1985 yılında tasarlanmış meşhur kumaşla giydirilmiş vazosuyla bu radikal değişime ayak uydurdu. Çiçek tasarımcılığında öncü firma olan Emilio Robba, ölümsüz kompozisyonlarıyla bir ilki başlattı. Bu tasarımlar gerek Amerikalılar ve özellikle geleneksel çiçek sanatıyla yakından ilgili japonları etkiledi. Hatta Japonlar kendi sanatlarıyla bu kompozisyonlar arasında mükemmel bir uyum keşfetti.

Teknolojiyle paralel olarak beceri de gelişim gösterdi. Artık taç yaprakları lazerle kesiliyor, modeller milimetrik hesaplar yapan bilgisayarlarla gerçeğine çok yakın bir biçimde ortaya çıkarılıyor ve sentetik işlemler ise renklendirme çalışmalarıyla destekleniyor. Montaj ve taç yaprağını fırçayla boyama çalışmaları ise çiçeğin gerçeğine son derece yakın görünmesini sağlayan elle rötuş işlemleriyle son buluyor.

Yapma çiçeklerin gerçeğine bu kadar benzer olmasının nedeni üreticilerin her haliyle doğayı birebir olarak örnek almalarından kaynaklanıyor. Hollandalıların Samion Collection firması sarı sarı taç yapraklarıyla solmuş gülleri ya da yeni açmakta olan şakayıklarıyla tasarlaması bu duruma en güzel örneği teşkil ediyor. Amaç çiçeğin doğadaki her aşamasını gerçeğine en yakın bir biçimde canlandırmak; öyle ki kurumaya yüz tutmuş bir çiçeğin vazonun dibine düşen yapraklarını bile ihmal etmiyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*