Parfüm Yapımı ve Özellikleri

Binlerce yıldan beri çeşitli kültürlerdeki insanlar, baharat esanslarının; mikrop öldürücü, kramp giderici, ağrı kesici ve iltihap iyileştirici tesirlerini keşfetmişlerdi. Mısırlılar, ölülerini mumyalarken katran ve mür ağacının anti bakteriyel özelliklerinden faydalanmışlardır. Başka milletler ise, hasta odalarını biberiye ve kekik otu tütsüleyerek dezenfekte etmişlerdir. 17. yüzyılda batıda vebadan korunmak için çeşitli baharatlardan hazırlanmış özel bir karışım kullanılmıştır.

Parfüm Yapımı

Nasıl Yapılır?

Kullandığımız kokuların hazırlanmaları ve bugünkü durumlarına gelmeleri uzun bir süreçten geçer. Parfüm yapımcılarının neden binlerce esansa ihtiyaç duyduğunu anlamak zor değildir. Bazı parfümler 75 ile 200 arası madde içermektedirler.

Parfüm yapımında kullanılan bazı esanslar bitkilerden – çiçekler, otlar, şifalı bitkiler, kokulu bitkiler, kökler, ağaçlar ve hatta sebzelerden elde edilir. İkinci tip esanslar ise sentetiktirler. Tabii sadece esansları elde etmekle bitmiyor, aynı zamanda hangi esans ve kokuların bir arada kullanılacağına karar vermek de önemli bir iştir.

Parfümün Tarihçesi

Parfüm kelimesi, Latince’deki, “tümüyle uçucu” anlamına gelen “per fumum” kelimelerinden türemiştir. Eski dönemlerde sadece tanrılara ait olan güzel kokular, tapınaklarda kullanılır ve tanrılara sunulurmuş. Eski Mısır’da parfüm, sunaklarda, kuğu ya da yuvarlak hap biçimine sokulmuş baharatlar ve aromalar halinde, güneş tanrısı Ra’ya verilirmiş.

Dini ayinlerin vazgeçilmez kokuları, daha sonraları kadınlar tarafından benimsenmiş. Antik Yunan’da kadınlar, erkekleri cezp edebilmek için bu kokulardan yararlanıyorlarmış. İlk parfüm 1370 yılında kokulu yağların ve alkolün harmanlanmasıyla üretildi. Bileşiminde alkol, biberiye ve gülsuyu bulunan “Macar Suyu” adındaki bu hoş koku, yaşlanmakta olan Macaristan Kraliçesi Elisabeth von Ungarn’ın güzelliğini koruyabilmesi için üretilmişti.

Parfümlerin Özellikleri

Bazı parfümler uygulandıktan bir süre sonra koku değiştiren özellikler taşıyabilirler. Bu da içeriğindeki maddelerin farklı uçucu özellikler taşımasından kaynaklanmaktadır. Uzmanlar bu durumu ‘notalar’ diye özetlerler: yüksek notalar, orta notalar ve düşük notalar.

Genel olarak taze kokulu daha hafif maddeler daha çabuk buharlaşma gösterirler. Dikkat edin; parfüm sürdükten hemen sonra meyve, kokulu bitki, ot veya çiçeklerin canlı kokusunu hissedersiniz. Bunun nedeni yüksek notalardır. Orta notalar parfümün vücut sıcaklığı ve cilt yağları ile birleştiğinde ortaya çıkarlar, bu anda hafif bir çiçek ya da ağaç kokusu ortaya çıkar ve bu süreç 30 dakika ile 1 saat arasında devam eder. Düşük notalar parfümün vücudunuzdaki kimyasallarla tepkimesi sonucunda ortaya çıkar, bu koku ve aromalar 2–6 saat dayanıklılık gösterirler.

Bazı parfümler bu 3 notayı taşımazlar, onlarda sadece tek bir kat vardır. Bu tür parfümler koku değiştirmezler ve bütün içerik hemen hemen aynı anda buharlaşıp gider.

Akşam için tatlı çiçek kokulu, doğu aromalı kokular idealdir. Giysileriniz ne kadar çekici ve iddialıysa kullandığınız koku da o kadar güzel olmalıdır.

Parfüm Nasıl Kullanılır?

Neden bazı parfümleri beğenir, bazılarını ise hiç sevmeyiz?

Uzmanlara göre bu durumda alışkanlık büyük rol almaktadır; daha önceden olumlu koşullarda duyduğumuz, hissettiğimiz kokular hoşumuza gidecektir.

Kısacası parfüm sadece bir koku değildir; bir tarz, imaj, stil ve moral anlamına gelmektedir. Koku tercihimiz karakter ve ruh halimizi yansıtır. O zaman zaman bizim bir parçamız haline dönüşür. Parfümleri ne kadar sık kullanırsanız onların yaşamınızı o kadar güçlü etkilediğinin farkına varırsınız. sanatı da bunun için uğraşır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*