İyinin Kötüyü Yenmesi İnsanlığa Bağlıdır

varlığını sürdüren en eski dinlerden ve kayıtlara geçmiş ilk tek tanrılı inançlardan biridir. Eski İran’da olarak kabul edilen tarafından kurulmuştur.

Zerdüştün dini, “bilgeliğin efendisi” ’yı da kapsayan eski Hint-İran tanrı sisteminden gelişti. Zerdüştlükte (bazen Ormazd ya da Hürmüz) tek üstün tanrı, her iyiliğin kaynağı olan ve kötülüğün ve kargaşanın karşısında düzeni ve hakikati temsil eden bilge yaratıcı düzeyine yükseltilir. ’ya onun yarattıkları, “cömert ölümsüzler” Ameşa Spenta – altı ilahi – yardım eder. Yedinci ve daha zor tanımlanabilen Spenta, Mazda’nın kendi “cömert ruhu” ve iradesinin aracısı olarak görülen Spenta Mainyu’dur.

Zerdüştlüğe göre iyi Ahura Mazda, zamanın başlangıcından beri kötü ile (“yıkıcı ruh” anlamına gelen Angra Mainyu da denirdi) mücadeleye kilitlenmiştir. ile Ahura Mazda ikiz ruh olarak görülür, ama düşmüş bir varlıktır ve Ahura Mazda’nın eşiti sayılamaz. Ahura Mazda aydınlıkta yaşar, ikizi karanlıkta pusuya yatar. Kötü sürekli iyiyi yok etmeye çalıştığından, Zerdüşt mitolojisinin tamamını onların mücadelesi oluşturur.

Zerdüştlük

Ahura Mazda kendi ruhu Spenta Mainyu’nun yaratıcı enerjisini kullanarak Ehrimen’le savaşır; bu üç varlık arasındaki tam ilişki, dinin çözülmemiş bir boyutu olarak duruyor. Mazda’nın yarattığı insanlar, Özgür iradelerini kullanıp iyilik yaparak düzensizliği ve kötülüğü uzak tutmada önemli bir rol oynar. İyi düşünceler, iyi sözler ve iyi işler evrenin temel düzeni aşa‘ya destek olur. Aşa kötü düşünceler, kötü sözler ve kötü işlerle beslenen karşıt ilke druj‘un (kaos) tehdidi altındadır. Kötülüğün mütemadiyen dünyanın düzenli yapısını zayıflatmaya çalışmasıyla, aralarındaki asıl karşıtlık yaratma ile yaratmama arasında süregelir.

Zerdüşt’ün iyi ile kötünün savaşına insanlığı katma göreviyle dünyaya gelmesi, savaşı iyiliğin lehine çevirir. Zerdüştlüğe göre eninde sonunda iyilik kazanacaktır.

Zerdüşt

İyiliğin Meydana Getirdiği Bir Dünya

Zerdüştlüğün anlattığına göre, Ahura Mazda kusursuz bir dünya yaratmak isteyince, Ameşa Spenta ile kusursuz bir varlığı da içeren ruhsal, görünmez bir dünya meydana getirir. Bu dünyanın ruhsal doğası Ehrimen’i engellemeye yönelik olsa da, Ehrimen saldırmaktan vazgeçmez. Ahura Mazda en kutsal Zerdüştçü dua Ahuna Vairya’yı (Ahunwar) okuyarak Ehrimen’i yener ve tekrar karanlığın içine atar.

Bunun üzerine Ahura Mazda ruhsal dünyasına maddi biçim verir. Bir ilk hayvan (boğa) yaratır ve onun kusursuz ruhsal varlığı Gayomart (ölümlü ya da insan yaşamı anlamına gelir) olarak bilinen bir insan haline gelir. Ama çok geçmeden Ehrimen kendine gelir ve tekrar saldırılarına başlar. Bir ateş halinde gökyüzünü yarıp geçer; kendisiyle birlikte açlık, hastalık, acı, şehvet ve ölüm getirir. Kendi şeytanlarını da yaratır. Gayomart ve boğa sonunda ölür, ama onların ölümüyle tohumları yere dökülür ve güneşle döllenir. Ahura Mazda yağmur gönderir, Gayomart’ın tohumundan insanlığın anne ve babası ortaya çıkar: Maşya ve Maşyana. Bu arada boğanın tohumu da dünyanın diğer bütün hayvanlarını doğurur.

Kusursuz yaratığı Ehrimen’in yıkıcılığı yüzünden bozulduğundan, Ahura Mazda daha önce sınırsız olan zamana bir sınır koyar.

Kötülük Ve İnsan İradesi

Zerdüştlükte bütün insanlar iyi doğar. Baştan çıkarılıp yanlış yapmalarının nedeni, kötülüğün aktif ilkesi Ehrimen’in varlığıdır. İyi bir tanrı varken, kötülüğün var olmasının nedeni de odur. Zerdüşt metinleri şöyle der: “İyiliği bakımından eksiksiz ve kusursuz olan kötülük yapamaz. Yapabilseydi, kusursuz olmazdı. Tanrı iyilik ve bilgi bakımından kusursuzsa, açıkça cehalet ve kötülük ondan gelemez.” Yani dünyada kötülüğün varlığından Ahura Mazda sorumlu değildir: Kötülüğün kaynağı Ehrimen’dir. Ahura Mazda’nın insanlara özgür irade vermiş olmasının anlamı şudur: Bir bireyin varlığının her anı doğru ile yanlış arasında bir tercih yapmayı gerektirir ve kötülüğe karşı iyiliği tercih etmek bizim sorumluluğumuzdur.

Ehrimen

Ahlaki tercihe bu odaklanma Zerdüştlüğü, yalnızca kavramsal bakımdan değil gündelik yaşam pratiği bakımından da kişisel sorumluluğun ve ahlakın üstün olduğu bir din haline getirir. Ahura Mazda’ya layık ve ona yardımcı insan erdemleri şunlardan oluşur: doğruluk, sadakat, hoşgörü, bağışlayıcılık, büyüklere saygı ve sözünde durma. Öfke, kibir, kincilik, kötü söz ve açgözlülük gibi kötülükler mahkum edilir – üstelik sadece bu yaşamda da değil.

Hüküm Günü Ve Selamet

Zerdüştler insanların ölümden sonra iki kez yargılanacağına inanır: bir kez öldüklerinde, bir kez de zamanın sona erdiği Hüküm Gününde. İki yargılama bireyin düşünce ahlakını ve eylem ahlakını ele alacaktır. İkisinde de ahlaki kusurlar cehennemle cezalandırılır. Ne var ki bu cezalar ebedi değildir, kişi öbür dünyada ahlaki kusurlarını düzelttiğinde cezaları kalkar, cennette Ahura Mazda ile yaşamaya gider. Zerdüşt öğretilerine göre, zamanın sonu yaklaşınca, Saoşyan (“kurtarıcı”) kalkıp dünyayı yeniden meydana getirmeye hazırlanacak, Ehrimen’i yok etmesi için Ahura Mazda’ya yardım edecek. İnsanlar arınacak ve et yemeyi bırakınca, sonra sütü, bitkileri ve suyu bırakacak, ta ki sonunda hiçbir şeye ihtiyaç duymayana kadar. Herkes iyiyi kötüye tercih edince, artık günah da olmayacak ve Ehrimen’in yarattığı şehvet şeytanı Az aç kalıp yaratıcısına saldıracak. Ahura Mazda, Ehriman’ı gelirken yarattığı delikten alemin dışına atacak. Bu noktada zaman sona erecek.

Saoşyan ölüleri diriltecek, günahlarını yakıp yok etmek için erimiş metal akıntısının içinden geçecek. Zerdüştçülüğe göre dünya yeniden başlayacak, ama bu kez ebedi ve lekesiz olacak.

Hüküm Gününde arıtıcı olarak ateşin ve erimiş metalin kullanılacak olması, Zerdüştlükte kutsal bir simge olarak ateşin öne çıkmasına neden olur. En saf element olarak görülür. Ahura Mazda ateşle ve güneşle bütünleştirilir. Bu nedenle Zerdüşt tapınaklarında, tanrılarının ebedi gücünü simgeleyen bir ateş hep yanar durumda tutulur. Bazı tapınak ateşleri yüzyıllarca yanar durumda tutulmuştur. İnananlar odun adağı getirir (kullanılan tek yakıt) ve ateş rahipleri odunları ateşe atar. Ziyaretçiler kulle kutsanır.

Devam Eden Mücadele

Zerdüştlüğün, iyilik ve kötülük güçlerinin edebi karşıtlığı düşüncesi, felsefenin “düalizm” dediği şeyin bir biçimidir. Baska bir düalist İran dini olan Manicilik MS 3. yüzyılda peygamber Mani tarafından kurulur. Mani kendi “Işık Dini”nin, Zerdüşt’ün, Buda’nın ve İsa’nın öğretilerini tamamladığını savunuyordu.

Zerdüşt gibi Mani de dünyayı iyilik ile kötülük, ışık ile karanlık güçler arasındaki ebedi bir mücadele olarak gördü. Bu fikir, Hristiyan düşünürler üzerinde köklü bir etki yaratacak ve Ermenistan’da Pavlikanlar, Bulgaristan’da Bogomiller ve en ünlüsü Fransa’da Katharlar gibi Hristiyan inanışına ters düşen kültleri etkileyecekti.

Ahura Mazda

İkizlerden Biri İyi, Diğeri Kötü

Zerdüştlüğün bugün inananı kalmayan kolu Zurvancılıkta Ahura Mazda tek yaratıcı değildir: o ve Ehrimen daha önce var olan bir tanrının, Zurvan’ın (“Zaman”) oğludur. Bu öğretinin dayanağı şuydu: Mazda ve Ehrimen ikiz ruhsa (metinlerin dediği gibi), bir ataya ihtiyaçları vardı. Nötr, erdişi tanrı Zurvan, bir oğul yaratmak için 1000 yılını feda eder. Ama bin yılın sonuna yaklaşınca, Zurvan bir oğul dünyaya getirme gücünden kuşku duymaya başlar. Kuşkusundan kötü Ehrimen, iyimserliğinden iyi Ahura Mazda doğar. Zurvan ilk doğan çocuğun dünyayı yöneteceği kehanetinde bulunur. Ehrimen önce doğmaya çalışır, kendini Ahura Mazda ilan eder; ama Zurvan kanmaz, “Benim oğlum aydınlık ve güzel kokar, sen karanlık ve pis kokuyorsun,” der. Zurvan böylesine iğrenç bir şeyi kendisinin dünyaya getirdiğini düşünerek ağlar.

Zerdüşt Kimdir?

Peygamber Zerdüşt’ün tam olarak ne zaman yaşadığı bilinmiyor, ama MÖ 1400-1200 civarında yaşamış olması olası görünüyor. Öğretileri Rig-Veda gibi erken Hindu metinlerden yararlandığını gösterse de, kendisi bu metinlerle ilgili dini içgörülerinin doğrudan Tanrı’dan geldiğini varsaydı. Zerdüşt Ahura Mazda’ya tapmayı vaaz etmeye başladığında, Rusya’nın güney bozkırlarında yarıgöçebe, çoban İranlılar arasında bir rahipti. Başlangıçta çok az taraftar buldu, ama yerel bir hükümdarı kendi dinine çevirdi ve o da Zerdüştlüğü Avestan halkının resmi dini yaptı. Ama dinin bütün Pers İmparatorluğuna yayılması MÖ 6. yüzyıldaki Keyhüsrev döneminde oldu.

Zerdüşt Kimdir

Önemli Eserleri:
MÖ 4. yüzyıl – Zerdüşt’ün öğretileri, Gatha’lar, Zerdüşt’ün kendi sözleri olduğuna inanılan 17 ilahi de dahil Avesta’da toplanır.
MS 9. yüzyıl – Zerdüştçü felsefenin düalist doğası, Analytical Treatise for the Dispellenig of Doubts’ta ayrıntılı bir biçimde açıklanır.

Kısaca

İnananlar – Zerdüştler

Ne zaman ve nerede? – MÖ 1400 – 1200, İran

Tarihöncesinden beri – Bir çok inanç sistemi, daha iyiliksever bir tanrının karşısında duran yıkıcı ya da yaramaz bir tanrı ya da ruhu canlandırır.

MÖ 6. yüzyıl – Pers ve Med İmparatorlukları birleşir; Zerdüştlük dünyanın en büyük dinlerinden biri olur.

Mö 4. yüzyıl – Platon da dahil klasik Yunan filozoflar, Zerdüşt rahiplerden ders alır. Aristoteles’in, Platon’u Zerdüşt’ün vücut bulmadı saydığı söylenir.

MS 10. yüzyıl – Zerdüştler Müslüman olmamak için İran’dan Hindistan’a göç eder, orada Parsi olurlar. Parsiler bugün en büyük Zerdüşt topluluğudur.

Bu yazı 24 Şubat 2018 tarihinde yayımlandı ve bugüne kadar 1.052 defa okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*