İman ve İslam aynı şey midir?

İman ve İslam şüphesiz ki aynı şey değildir; ama birbirlerinden de öyle ayrılmazdırlar ki, çoğu zaman mümin ile Müslüman arasındaki farkı açıkça belirlemek mümkün olmaz.

Genel olarak İman “dil ile ikrar, kalp ile tasdik” sonucu gerçekleşen bir inanmadır. Ancak tatmin olmuş bir kalbi inancı dil ile söylemek imanın asıl rükünlerinden değildir. Fakat böyle bir imanı ancak bilir. Kişinin aynı zamanda toplum içinde Müslüman muamelesi görebilme için ise bunu dili ile söyleyip gereğini de yapması beklenir.

Islam Iman

Amel, yani İslam’ın şartlarını en güzel biçimde uygulama imanın bir parçası değildir. Fakat bununla birlikte amel, imanın olgunlaşması ve güçlenmesi için şarttır. Çünkü Kuran-ı Kerim’de çoğu zaman “iman” ile “salih ameller” bir arada anılır. Bu konuda şu dört örneği vermekle yetineceğiz:

İman edip hayra ve barışa yönelik iş yapana gelince, onun için ödül olarak en güzeli var. Ve ona, buyruğumuzdan, kolay olanı söyleyeceğiz.” (: 88)

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar ise cennetin dostudurlar. Onlar da orada sürekli kalacaklardır.” (: 82)

İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üreten, namazı kılan, zekatı verenler için Rableri katında kendilerine özgü ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için. Tasalanmayacaklardır onlar…” (Bakara Suresi: 277)

İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üretenlere şunu müjdele: Kendileri için, altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyvadan bir rızk olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: “İşte bu, daha önce rızklandırıldığımız şey!” Bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır.” (Bakara Suresi: 25)

Kuran-ı Kerim, Hucurat Suresi’nin 14. ayetinde İman ile İslam arasında kesin bir ayrım yapar. şöyledir:

, dedi ki: “İman ettik.” De ki: “Siz iman etmediniz; ancak “İslam olduk deyin. İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah’a ve Resulü’ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

İşte bu ayette “İman” kelimesi, yalnız kalp ile tasdik, “İslam” kelimesi de zahiri bağlılık anlamınadır ki, böylece birbirinden ayrılıyorlar. Buradaki “İslam olmak” (teslimiyet), kendini İslam dinine yalnızca hayat korkusundan, inanmaksızın vermesi demektir. Böyle bir durumda, yani içten inanış yokken, İslam hiçbir şekilde İman ile anlamdaş değildir.

Peygamberimizden rivayet edilen bir hadiste:

– “Hangi amel daha üstündür?” diye sordular.
Peygamber Efendimiz:
– “İslam’dır.” buyurdular.
– “Hangi İslam daha üstündür?” sorusuna da:
– “İman’dır” diye cevap vermişlerdir.

Bu hadisten çıkan sonuç, iman halinde bir teslimiyetin, kuru teslimiyetten daha üstün olduğudur.

Bu yazı 25 Aralık 2017 tarihinde yayımlandı ve bugüne kadar 1.076 defa okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*