İdeal Mümin

Kuran-ı Kerim’in: “İşte gerçek mü’minler onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık var.” (Enfal Suresi: 4) dediği inananların özellikleri şu şekilde sayılmaktadır:

Mü’minler o kimselerdir ki, Allâh anıldığı zaman yürekleri ürperir, O’nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler. Namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan ( için) harcarlar.” (Enfal Suresi: 2-3).

Bu tanım, kelimenin gerçek anlamında mü’min kişiyi, sahiden muttaki, Allah’ın adının anılmasının bile kalpinde derin bir huşu duygusu uyandırmaya yettiği ve tüm yaşamı o köklü dürüstlük içinde düzenlenen bir insan olarak resmetmektedir. Şu de, takvanın daha çok dış görünümü ile ilgilidir:

Tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men’edenler ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar… İşte o mü’minleri müjdele (ne mutlu onlara)!” (: 112).

Gerçek inanış, insanları hayırlı işler işlemeye teşvik eden en güçlü yönlendiricilik görevini görmelidir. Yoksa, o inanış sahih değildir. Şu ayetlerde de gerçek mü’minlere yaraşan davranışlar sıralanmaktadır:

Rahman’ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevazi olarak yürürler, cahiller kendilerine laf atarsa “Selam” derler. Gecelerini Rablerine secde ederek, Onun divanında durarak geçirirler: “Rabbimiz, cehennemin azabını bizden uzaklaştır, doğrusu onun azabı sargındır” derler. “Orası ne kötü bir karargah ve ne kötü bir makamdır!” Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur. Ve onlar Allah ile beraber başka tanrıya yalvarmazlar. Allah’ın haram ettiği canı haksız yere öldürmezler ve etmezler. Kim bunları yaparsa cezasını bulur. Kıyamet günü onun için azab kat kat yapılır ve o azab’ın içinde hor ve hakir olarak kalır. Ancak tevbe edip inanan ve faydalı bir iş yapanlar, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere değiştirecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Kim tevbe eder ve faydalı iş yaparsa o, makbul bir kimse olarak Allah’a döner. Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar, boş söze rastladıklarında vekar ile (oradan) geçip giderler. Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar. Ve: “Rabbimiz, bize gözler sevinci (gönüller açan) eşler ve çocuklar lutfeyle ve bizi korunanlara önder yap!” derler. İşte onlar, sabretmelerine karşılık saraylarda ödüllendirelecekler ve orada bir sağlık dileği ve selam ile karşılanacaklardır.” (: 63-75).

Bu yazı 07 Ocak 2018 tarihinde yayımlandı ve bugüne kadar 993 defa okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*