Elementler Hep Aynı Şekilde Birleşir

Fransız kimyacı Joseph Proust 1794’te yayımladığı , elementler nasıl birleşirse birleşsin, bir bileşikte her elementin oranının her zaman aynı olduğunu gösterir. Bu teori, elementlerle ilgili bu dönemde ortaya çıkıp modern kimyanın temelini oluşturan temel düşüncelerden biriydi.

Joseph Proust

Proust keşfini yaparken, Fransız kimyacılığında Antoine Lavoisier’in öncülük ettiği, ağırlıkların, oranların ve yüzdelerin dikkatli ölçülmesini savunan bir eğilime uygun davranıyordu. Proust, oksitlerinde metallerin oksijenle birleşme yüzdelerini inceledi. oksitler oluştuğunda, ve oranının sabit olduğu sonucuna vardı. Aynı farklı bir oranda oksijenle birleştiğinde, farklı özelliklere sahip farklı bir bileşik oluşturuyordu.

Herkes Proust’la hemfikir değildi; ama 1811’de İsveçli kimyacı Jöns Jakob Berzelius, Proust’un teorisinin, John Dalton’ın elementlere ilişkin yeni teorisine – her elementin kendi benzersiz atomlarından oluştuğunu söyleyen teori – uygun olduğunu anladı. Bir bileşik her zaman aynı atomların bileşiminden oluşuyorsa, elementlerin her zaman sabit oranlarda birleştiğini söyleyen Proust’un savı doğru olmalı. Bu, bugün kimyanın temel yasalarından biri kabul edilir.

Elementler Hakkında Tarihsel Görüşler

MÖ 400 – Yunan düşünür Demokritos, dünyanın nihayetinde bölünmez küçük parçacıklardan – atomlar – oluştuğunu öne sürer.

1759 – İngiliz kimyacı , “doygunluk oranı” dediği doğru oranda oldukları zaman maddelerin birleştiğini savunur.

1787 – Antoine Lavoisier ve Claude Louis Berthollet, kimyasal bileşikleri modern adlandırma sistemini tasarlar.

1805 – John Dalton; elementlerin, birleşerek bileşikleri oluşturan, tikel bir kütlenin atomlarından oluştuğunu gösterir.

1811 – İtalyan kimyacı Amedeo Avogadro, atomlar ile atomların oluşturduğu molekülleri ayrı tutar.

Yanar Hava

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*