Yiyecekleri Neden Pişiririz?

Yiyecekleri elbette ki pişirmek zorunda değiliz. İnsanlar ateşi bulmadan önce, yaklaşık 1,5 – 2 milyon yıl evvel tıpkı vahşi hayvanlar gibi, pişirilmeden yenebilecek üzümsü meyveler ve kabuklu yemişlerle besleniyordu.

Çiğ et ve balık parçaları yiyorlardı ki pek hoş bir tecrübe olmasa gerek; bunlar herhalde zor çiğneniyordu ve pek de lezzetli değildi.

İşin ilginç yanı, ateş bulunduktan sonra bile, uzun bir zaman boyunca – binlerce yıldan söz ediyoruz – ateşin yemek pişirmek için kullanılabileceğini hiç kimse akıl etmedi!

O dönemde insanlar daha çok vahşi hayvanları uzak tutmak için ateş yakıyordu. Bilimciler bir gün birinin kazayla ateşe bir parça çiğ et ya da balık düşürmüş olabileceğini düşünüyor. Az sonra etin ne kadar güzel koktuğunu fark etmiş, tadına bakmış ve pişen etin çok daha lezzetli olduğunu fark etmiş olmalılar.

Yemek pişirme geleneği bu şekilde doğmuş olabilir ve artık herkes yiyecekleri pişiriyor çünkü pişirme işleminin besinler üzerinde çok önemli üç etkisi var.

Pişirme; öncelikle çiğ, sert besinleri yumuşatır ve yenmesini kolaylaştırır. Patatesi ele alalım. Patates başlangıçta sert bir yumrudur ama pişirilince yumuşar ve ezilerek püre haline getirilebilir.

İkincisi, pişirme besinlerin de güvenli tüketilmesini sağlar. Besinler hastalıklara neden olan bazı mikroplar içerebilir. Ancak bu mikroplar çok yüksek sıcaklıklara dayanıklı değildir. Pişirme işlemi mikropları öldürür, böylece hastalanmayız.

Üçüncüsü ve benim gibi bir şef için en heyecan verici olan etkisiyse, pişirmenin besinleri harika görünen, nefis kokan, leziz mi leziz yemeklere dönüştürmesidir. Isı, dokunduğu şeyi değiştirir.

Ateşin ortasında yanan ve küle dönüşen odun ya da kömürü düşünün. Yavaş yavaş eriyen mumu düşünün. Yiyecekler söz konusu olduğunda, ısı sadece kıvamı güzelleştirmekle kalmaz, besinlerin içindeki malzemeleri parçacıklara ayırıp, bunların kendi aralarında girdiği tepkimeler sonucunda yeni lezzetlerin ortaya çıkmasını sağlar.

Pembe, hamurumsu bir sosisi kahverengimsi, sulu ve leziz bir şeye dönüştürür.

Bir parça hamuru mis kokulu ekmeğe dönüştürür ve siz de ekmeği tekrar kızartıp kahvaltı için çıtır çıtır, nefis bir tost hazırlayabilirsiniz.

Çocukluğumdan beri yemek pişiriyorum; bu iş benim için sihir gibi. Olan biteni izlemek büyüleyici; daha da büyüleyici olansa sonunda ortaya çıkan yemeği yemek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*