Tarih Öncesinden İlk İnançlar

  • 24 Mayıs 2017
  • 431 kez görüntülendi.

İlk avcı toplayıcı atalarımız doğal dünyanın doğaüstü bir niteliğe sahip olduğunu düşünürdü. Bazıları için bu düşünce hayvanların, bitkilerin, nesnelerin ve doğa güçlerinin tıpkı insanlar gibi bir ruha sahip olduğu inancında ifade buldu. Animistik dünya görüşünde insanlar doğadan ayrı değil, onun bir parçası olarak görülür; doğayla uyum içinde yaşamak adına ruhlara saygı gösterilmelidir.

İlk insanların çoğu dünyayı, tikel doğal fenomenlerle bağlantılı tanrılarla açıklamaya çalıştı. Örneğin her gün güneşin doğması, gecenin karanlığından bir çıkış, bir güneş tanrısının kontrol ettiği çıkış olarak görülebilirdi; benzer şekilde ayın evreleri ve mevsimler gibi doğal döngülere – o insanların yaşam biçimi için yaşamsal önemde olan – kendi tanrıları tahsis edildi. Pek çok kültür evrenin işleyişini açıklayan bir kozmoloji yaratmanın yanı sıra, yaratılış öyküsünün bir biçimini de kendi inanç sistemleriyle bütünleştirdi. Çoğu kez insan üremesiyle bir benzeşim biçiminde yapıldı; burada bir ana tanrıça, bazı durumlarda başka bir tanrının evladı olan dünyayı doğurmuştur. Bu ebeveyn tanrılar bazen hayvan olarak, bazen ırmak ve deniz gibi doğa parçaları olarak ya da toprak ana ve gök baba biçiminde kişileştirildi.

Ayinler ve Ritüeller

En eski dinlerin inanç sistemleri biçimini, fiziksel dünyadan ayrı, ölülerin ruhlarının gideceği bir dünyanın – tanrıların ve mitik yaratıkların yeri – varlığıyla bağlantılı bir öbür dünya yaşamını içinde barındırırdı. Bazı dinlerde bu öbür dünyayla iletişim kurmanın ve yol göstermeleri için ataların ruhuyla ilişkiye girmenin olanaklı olduğu düşünüldü. Özel bir kutsal kişi sınıfı – şaman ya da “” – oraya yolculuk yapabilir, ruhlarla ilişkiden mistik şifa gücü kazanabilirdi.

İlk insanlar yaşamın geçiş törenlerini de işaretledi; bunlar, mevsim değişimiyle birlikte gelişip ruhlarla ve ilahlarla bağlantılı ritüellere dönüştü. Avcılıkta ve çiftçilikte iyi şans getirmesi için tanrıları memnun etme düşüncesi tapınma ve bazı kültürlerde insanlara verdiği yaşamın karşılığında tanrılara yaşam vermek için kurban ritüellerine esin kaynağı oldu.

Erken kültürlerin dinsel pratiklerinde simgecilik de önemli bir rol oynadı. Törenlerde masklar, nazarlıklar, putlar ve muskalar kullanılırdı; ruhlar tarafından işgal edildiklerine inanılırdı. Bazı yerlerin dinsel önemi olduğu düşünülürdü ve bazı topluluklar kutsal yerleri ve kutsal mezarlıkları ayırırken, bazıları evren suretinde binalar ya da köyler yapıyorlardı. Bu ilk dinlerin birkaçı, dünyada Batı uygarlığının dokunmadığı küçük kabileler arasında bugüne kadar varlığını sürdürür. Kayıp kültürleri yeniden kurmaya çalışan yerli halklar bunları canlandırmak üzere bazı girişimlerde bulundu. Onların inanç sistemleri modern gözlere ilk bakışta ilkel gibi görünebilir, ama modern dünyada gelişen büyük dinlerde ya da “New Age” maneviyat arayışında onların izi hala görülebilir.

İlk dinler – ilk önce geldiklerinden öyle denir – bütün dünya genelinde inanılan bu dinler, aynı zamanda modern dinlerin de gelişim anahtarlarıdır. Bazıları bugün hala aktiftir.

evrenin minyatür versiyonlarını inşa ederek kutsal mekanlar yaratırdı.

– Yaşamı yenileme ve dünyayı sürdürme ritüelleri Hupaların dininin önemli bir parçasıydı.

ve tanrıların kan arzusunu gidermek için insan kurban ederdi.

Keçuvalar ve ölü ataların ruhlarının yaşamaya devam edip onlara yol gösterdiğine inanırdı.

Varaular her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğuna inanır.

Dogon halkona göre her şey içinde bir mikro evren barındırır.

Sami halkı şamanlarının öbür dünyaları ziyaret etme gücüne sahip olduklarına inanırdı.

San buşmanların dininde doğal ve doğaüstü dünyalar iç içe geçer.

Baigalara göre tanrılar bizi yeryüzünün muhafızları olalım diye yarattı.

amacımızın iyi ve uyum içinde yaşamak olduğuna inanır.

Avustralyalı Aborijin mitolojisi Rüya Alemi‘nde yaradılış kadim kabul edilir.

Aynulara göre her şeyin, bir kayanın bile ruhu vardır.

Maori ve Polinezya halkı ölümün kökenini açıklar.

halkı “Tanrıların İşi” ritüelinde tanrılara hizmet yükümlülüklerini yerine getirirdi.

Din, Dinler ve Dinler Tarihi

Kadim Ve Klasik İnançlar

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ