Nasıl Yapılır? hakkında faydalı bilgiler veren mucize site. En güzel Yemek Tarifleri ve hayatın Püf Noktaları da cabası.
 

Yeşil Çayın Faydaları

Havaların da artık iyice soğuduğu bugünlerde, evimizde ya da işyerimizde sıcak içeceklere çok daha fazla yer verir olduk. Sürekli çay içmek yerine sağlığınız için diğer bitki çaylarına da şans verin. Özellikle yeşil çaya. Yeşil çay tüketimi son yıllarda bir hayli arttı, çay firmalarının da bunda büyük etkisi olduğunu söylememiz gerekir. Kullanım ve hazırlama açısından pratikleşen poşet çaylar artık bu lezzetlere daha kolay ulaşmamızı sağlıyor. Yeşil çayın bağışıklığı artırma, son zamanlarda epey gündemde olan gripten korunma gibi faydaları dışında birçok faydası daha var. Peki neymiş bu yeşil çayın diğer faydaları derseniz maddeler halinde özetleyebiliriz.

  • Kan basıncını dengede tutar : Kan basıncı tansiyonumuzu belirler, günde en az yarım fincan yeşil çay tüketerek tansiyon hastalıklarından daha fazla korunmuş olursunuz.  Yeşil çaydaki antioksidan maddeler damarlarınızın daralmasını önler, bu sayede yüksek kan basıncından korunursunuz.
  • Kanserden korunmanıza yardımcı olur : Yeşil çayın içinde polifenol bulunur. Bu madde bir antioksidan çeşididir. Bu madde sayesinde kanser hücrelerinin vücudumuzdan atılmasını sağlar. Bir çok araştırma sonucuna göre düzenli yeşil çay tüketiminin barsak, meme, prostat ve mide kanseri tehlikesini azalttığı varsayılmıştır.
  • Hafızayı canlandırır : Yeşil çayın abrındırdığı antioksidanlar vücudumuzda bulunan serbest radikallerin atılmasına yardımcı olur ve beynimizdeki sinir hücrelerini korur. Günde 2 fincan yeşil çay içmek bizi Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklara karşı koruyacaktır.
  • Kilo vermeye yardımcı olur : İçerdiği maddeler kan dolaşımının hızlanmasını sağladığı için fazladan aldığınız her kalori de yeşil çay sayesinde daha hızlı yakılır ve vücuttan atılır. Aynı zamanda ideal kilonuzu korumanıza da yardımcı olur.
  • Cilt sorunlarını giderir : Yeşil çay cildinizi güneşten koruyarak cilt kanserini önleyen maddeler içerir. Güneşe çıkmadan önce yeşil çaya batırılmış pamuğu cildinize sürebilirsiniz. Ayrıca göz altı morlukları, tıbbi önemi olmayan ufak sıyrıklar gibi sorunlarda yine aynı şekilde yeşil çaya batırılmış pamuğu sorunlu bölgeye uygulayabilirsiniz. Yeşil çayın doğal antiseptik gücünden faydalanabilirsiniz.
  • Gençliğini korumanıza yardımcı olur : Damarlarınızı koruyan yeşil çay bu sayede sizin tüm  vücudunuzu yılların getirdiği olumsuz etkilere karşı da korur. Kan damarlarındaki sorunlar felç ve kalp krizi riskini yükseltir bu da vücudunuzun yorulmasına ve enerjinizin tükenmesine sebep olur ve sizi vaktinden önce yaşlandırır. Ama günde içeceğiniz 1 – 2  fincan yeşil çay sizin yaşlılığa karşı sigorta poliçenizdir.

Neden Rüya Görüyoruz?

Bilinçaltımız kapağı sıkıca kapatılmış, aslında altından pis kokular gelen koca bir foseptik çukuru gibidir. Rüyalar, işte bu kapağın altından bize korkularımız ve cevapları ile ilgili bilgiler verir.

Altı temel rüya türünden bahsetmiştik. Bu altı temel rüya çeşidi, uykuda bile çalışan beynimizin kendi ile yaptığı konuşmaların bir yan ürünüdür.

Nasıl mı? Şöyle;

Gün içinde zihnimiz sürekli konuşur. Çevre ile ilgili geçmiş ve gelecek olaylarla ilgili. Beklediğimiz cevaplar, sergilediğimiz tutumlar, yorumlar, keşkeler ve daha bir sürü şey. Ve geri dönüşü olmayan geçmiş. Zihnimiz sürekli bir konuşma içindedir ve zihin nedense hiç susmaz.

İşte tüm bunlar uyku zamanında önem sırasına göre zihnimiz çalışırken rüya olarak belirir.

Evren bütünsel bir zekadır aynı zamanda. İçinde yaşayan tüm canlılar rüya esnasında evrendeki o oluşmuş cevap potasından çekebilir yanıtı. Ruhumuz bize içinde bulunduğumuz aksaklığı rüyalar aracılığı ile verir. Kendimizin bulamadığı başucumuzdaki yanıt rüya aracılığı ile gelir çoğu zaman.

Çözümü rüyalarında bulan bir çok insan ve bilim adamı vardır. Ya da gerçek hayatta karşılaştığı problemlerin yanıtlarını yine uyku esnasında alan kişiler.

İşte bu temelde altı rüya çeşidi. Bizim insan olarak keşfedemediğimiz sınırlarımız olduğunun küçük birer pırıltıları yalnızca.

Her insan gece boyunca birden fazla rüya görür yalnız uyanmaya yakın olan rüyasını hatırlar.

Aynı zamanda rüyalarımız bize içgörü olarak yegane güveneceğimiz yol göstericilerimizdir.

Duymuşuzdur kimi insan rüyalarının aynen çıktığını söyler. Veya belli objeler vardır. Örneğin boş ev; biri ölecek çağrışımı yapar kimi insana. Gerçekten herkes için objeler aynı çağrışımı yapmaz bazen. Diş sallanması ölümdür, acı verirse yakın kimsenin ölümü, acı vermezse kan bağı olmayan birinin ölümüdür.

Rüyalarımızın bilinçaltından gelen imdat çağrılarının bir sesi olduğunu ve bize geçmiş ve gelecekle ilgili mesajlar verecek iç görülerimiz olduğunu bilelim yeter.

Kapuska

Genelde kokusundan dolayı çocuklar tarafından pek sevilmeyen bir yemektir ama aslında tadı çok güzeldir ayrıca çok da sağlıklıdır.

kapuska

Malzemeler:
250 gr kıyma
sıvıyağ
1 kg lahana
1 kuru soğan
1 çorba kaşığı salça
1 avuç pirinç

Soğanları yemeklik doğrayın ve salçayı da ilave edip kavurun, ardından kıymayı da ilave edin ve güzelce kavurun. Güzelce yıkayıp ince ince kıydığınız lahanayı ilave edin ve 2 su bardağı su ilave edip kaynamasını bekleyin. Kaynadıktan sonra yıkadığınız bir avuç pirinci ve tuzu da ilave edin. Ve 10 dakika daha pişirdikten sonra yemeğiniz servise hazırdır. Dilerseniz yanında yoğurtla servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.

Rüya Türleri

Altı temel rüya türü vardır;

1) Günün Etkisiyle Gördüğünüz Rüyalar:

Günlük yaşadığınız duygusal ve zihinsel etkiler nedeniyle gördüğünüz rüyalar. Siz hala kaygılı ve gerginken rüyanız sizi olanları özümsemeye davet eder. Beden ve zihnin gevşemeye başlamasına yardım eder.

2) Öğretici Rüyalar:

Gecede tek bir öğretici rüya görebilirsiniz. Karşılaşılan sorunla ilgili bilgi verir. Böylece gelecek 24 saatte olup bitenlere hazırlıklı olursunuz. Zihin rüya esnasında bilinç altına
depoladığı şeyi hatırlamaktadır. Bu beklediğiniz bir cevap herhangi bir ilham olabilir.

3) Sorun Çözen Rüyalar:

Size herhangi bir sorunla ilgili iç görü veya direk cevap şeklinde mesaj veren rüyalardır. Her türlü bilgiyi alabilirsiniz.

4) Önceden Bildiren Rüyalar:

Gelecekte yaşayacağınız bir anı gösterir.

5) Vahiysel ya da Vizyonel Rüyalar:

İç görü anlamında öz benliğinizden gelen mesajlardır. Kişisel veya evrensel bir mesaj içerebilir.

6) Dış Karışım rüyaları:

Uyku esnasında dışarda yaşanılan olayın rüyaya karışması. Örneğin çalan telefon veya öten horoz gibi.

Tiramisu

Tiramisu kedidili bisküviyle yapılır ve çok sevilir.
Malzemeler:
12 adet kedidili bisküvi
3 yumurta sarısı
1 su bardağı toz şeker
1 yumurta akı
1 çay fincanı sıcak su
250 gr labne krem peynir
2 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı toz şeker
1 paket vanilin
Üzerini süslemek için : 2 çorba kaşığı rendelenmiş çikolata, 2 çorba kaşığı kakao

1 su bardağı toz şekeri, yumurta sarılarını ve vanilini mikserle karıştırın, ardından labne peyniri ve ilave edin ve 2 dakika daha karıştırın. 1 yumurta akını bir kapta iyice karıştırıp köpürttükten sonra diğer karışıma ekleyin ve hepsini bir kez daha karıştırın. Başka bir kapta kakaoyu 1 çay fincanı sıcak su ve 2 çorba kaşığı şekerle birlikte eritin, bisküvilerin yarısını bu çikolatalı karışıma bulayıp pasta tabağına dizin. Üzerine çırparak karıştırdığınız ilk peynirli karışımın yarısını da dökün. Ardından kalan bisküvileri de kakaolu sosa bulayıp üzerine kapatın. Kalan peynirli karışımı da üzerine döktükten sonra son olarak süslemek için 2 kaşık kakaoyu ve rendelenmiş çikolatayı üzerine serpin. Buzdolabında 1,5 – 2 saat bekletip servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.

Tekamül Evresinde Rüyaların Anlamı

Dünyanın başlangıcından bu yana evrim her alanda devam etti. Fizyolojik olarak doğayla uyum için değişen canlı varlıklar ruhsal olarak da değişim gösterdi.

İnsan neandertal dönemden çıkıp kendini sürekli yeniledi. Giyindi, çoğaldı ve teknoloji ile en üst noktaya çıktı. Silahı da buldu kemanı da..

Fakat dönüp baktığında tüm bu mücadelenin ardında bir gölge gibi kendini sinsice seyreden soruları olduğunu farketti. O, çağa göre modernleşdikçe, ruhu cevap aramaya devam etti. Teknoloji ile boy ölçüşemese de ruhani olarak sürekli arayışı devam etti insan oğlunun, ilerlemesi devam etti.

Zamanın başlangıcından bu yana korktuğu ve açıklayamadığı şeyleri kendine Tanrı ilan eden insan, başta doğa olaylarından korunmak için adaklar adarken gökteki kızgın Tanrıya, çok Tanrılı dinleri yarattı sonraları? Tek Tanrılı dinlerle devam etti.

Arayış devam etti, varlığını sorguladı içinde, nedenleri niçinleri nasılları hiç susmadı. İşte insan; düşünen yanının yalnızca buluş yapmada değil kendisini sorgulamada ne kadar önemli olduğunu farkettiriyordu.

Renê Descartes
?Kesin olan bir şey var. Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek.
Şüphe etmek düşünmektir. Düşünmek ise var olmaktır.
Öyleyse var olduğum şüphesizdir.
Düşünüyorum, öyleyse varım.
İlk bilgim bu sağlam bilgidir.
Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim.?

Sorgulamayı öğrenen düşünüş biçimi ünlü felsefecinin de dediği gibi şüphe duymakla, başta açıklanamayan veya tabu olan bu felaketlere Tanrı olarak adaklar adayan insanın ruhani olarak da ilerlemesini sağladı.

Tek Tanrılı dinler vardı? Tek bir Tanrı vardı? O tek Tanrılı farklı dinlere inanan bir dünya insan vardı. Hepsi Tanrının çocukları değil miydi?

İnsanın muhakeme yeteneği doğruları sınaması, gelişmesi açısından da altın bir anahtardı. Doğunun mistik akımları, batının felsefe arayışları varoluşu tanımlamaya yönelik bir pencerede buluşuyordu.

Herakleitos?a göre herşey hareket etmektedir ve hiç birşey kalıcı değildir. Buna göre aynı dereye 2 kez girmek mümkün değildir; çünkü dereye bir daha girdiğimizde hem dere hem de biz değişmiş olacağız. Evet herkes, evrendeki tüm canlılar hareket etmekteydi. Ve bu hareket birbirleri ile ve birbirlerine doğru idi. Şüpheci araştıran insanlar çoğalıyordu ve iletişim çağında insanlar fikirsel olarak daha hızlı etkilenebiliyordu. Sabah işe gitmek üzere evden çıkan insan akşam eve geldiğinde aynı insan değildi. O gün yaşamında, düşünüşünde, ruhuna kattığı mutlaka bir artı vardır. Ve Herakleitos?un dediği gibi aynı nehir değildi o nehir artık.

Hz. Mevlana Celalettin Rumi
?Aynı nehirde yüzen kaseleriz hepimiz aslında. Yaşamda tüm mücadelemiz birbirimizle ve birbirimizedir aslında. Kaseler birbirine çarpar suyun akışına karşıkoydukca biz.?

Osho
?Her zaman yaşam nehriyle birlikte git. Asla akıntıya karşı gitmeye, nehirden hızlı akmaya çalışma. Sadece mutlak bir rahatlık içinde, her an kendini yuvada, rahat ve varoluşun içinde huzurlu hissederek git.?

Unutmaman gereken şey yaşamın kısa değil sonsuz olduğu ve bu yüzden de aceleye hiç gerek olmadığıdır. Acele etmek yalnızca bir şeyleri kaçırmana neden olur. Varoluşun acele içinde olduğunu gördün mü hiç? Mevsimler zamanında gelir, çiçekler zamanı gelince açar, ağaçlar hayat kısa diye hızla büyümek için koşuşturmazlar. Tüm varoluş yaşamın sonsuzluğunun farkında gibi görünür. Biz hep buradaydık ve hep burada olacağız; tabi ki aynı biçimlerde, aynı bedenlerde değil. Yaşam evrimleşmeye, daha yüce evrelere erişmeye devam ediyor. Ama bunun bir sonu olmadığı gibi, bir başlangıcı da yok. Başlangıçsız bir yaşamla, sonsuz bir yaşamın ortasında var oluyorsun. Daima bu iki taraflı sonsuzluğun ortasında yer alıyorsun.

Sözün özü yaşamın özüdür. Birlikte yaşayıp, yaşam dediğimiz bu plazmada tüm canlılar BİR?iz. Birbirimiz için ve birbirimizedir tüm mücadelemiz.

Bu BİR?liği idrak ettiğimizde. Dil – Din – Irk – Mezhep ayırdetmeksizin tekamül yolculuğunda, bulunduğumuz bu dünyada insani ödevlerimiziz birbirimizin.

Yine ünlü bir filzof diyor ki, eskiden olduğu gibi dağa çıkıp ermek çok kolay. Şimdi her an karşımıza çıkan ödevlerle, durakta, otobüste, metroda, alışverişte çalışma ortamlarımızla hızlı bir tekamül sınavındayız. Sürekli sınanıyoruz manevi olarak. Ruhsal olgunlaşma sürecimiz 21.yüzyılda şehirlerde kolay olmayan bir yolla devam ediyor. Ve bu ruhsal olgunlaşma (Aydınlanma) serüvenimizde rüyalarımız en önemli yol göstericilerimiz.

Tüm öğretilerin ışığında, içimize kulak verirsek, vicdanımız, uyanıkken iç sesi ile bize yol gösterdiği gibi uykudayken de dilimiz ne söylerse söylesin tüm savunma makanizmalarımızın aksine olması gerekeni simgelerle gösterecektir.

Teşekkür ederim.

Rüyada gördüklerimiz gerçek mi?

Bilindiği üzere biz insanlar uyuruz. Bilinemediği üzere de biz insanlar rüya görürüz. Hem bilinen hem de bilinmeyen çapraz bir döngüde uyandığımızda aklımızı kurcalayan nur topu gibi görüntü sahipleri oluruz. Bunlara rüya demiş atalarımız, dilimizi konuşamayanlar ise dream demişler bu görüntü yumaklarına. Uyku arası tuvalet molalarında unutmamak için uyumamak lazım kararlarının hep boşverildiği, uyandığımızda ise ?-ulan uyumayacaktım işte!? diye unuttuğumuza yandığımız dakikalar da aslında rüyamızın içinde sayılabilir. Böylelikle uyku için yatağımıza girdiğimiz dakikaların başlangıcından ?-çok garip bir rüya görmüştüm ama unuttum? dediğimiz noktaya kadar olan zaman dilimine bizler ?rüya görme saati? diyoruz. Rüya görme saatlerimiz, altın günlerimizin konusu olabilir ya da çay saatlerinin entrikası olabilir ama yine de kendileri bizim geleceğimizin kapı gibi tapusudur.

Yatağa girip koyun sayma ve rüyayı unuttuğumuzu anladığımız zaman dilimi içerisindeki rüya görme saati ikiye ayrılır;

REM uykusu ve nonREM uykusu

REM kelimesi ?Rapid Eye Movements? cümlesinin baş harflerinden oluşmuştur. Türkçe anlamı az biraz hızlı göz hareketleri olarak çevrilebilir. REM uykusu tamamen bir paradokstur. Ve uyuduğumuz süre boyunca döngüsel olarak tekrar eder. Ve rüyayı REM uyku moduna girdiğimiz zaman görürüz. İkinci nonREM uykusu ise 4 evreden oluşur ve sıra 5. evreye geldiğinde REM modunda perde açılır ve film şeridi akmaya başlar. Bu arada göz kapaklarının titrediği saptanmıştır ama birini böyle gördüğünüzde bir şey oluyor diye korkup uyandırmaya kalkmayın aksi halde uyuyan bir insanı uyandırdığınız için dayak yemek riskine sahip olabilirsiniz.

Hitabe sanatım biraz geyik olsa da önemli açıklamalara devam etmem engel olunamaz bu arada memeli hayvanlarda sadece REM uykusu olduğunu da belirtmekte fayda var. Ve bir zürafa günde 1.9 saat, fil 3.1 saat, köpek balığı 5.3 saat, kedi 12.5 saat, sıçan 13 saat, aslan 13.5 saat, yarasa 19.9 saat uyuyormuş helal olsun hepsine. İnsanlar olarak da 8 saat uyuduğumuzu hesaplamışlar. Böylelikle de uyku süresinin vücut büyüklüğü ve yaşam süresi ile alakalı olduğunu da düşünebiliriz.

Canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için en önemli evrelerinden biri olan uyuma süreçlerinde biz memeli hayvanlara bahşedilen en büyük özellik ise REM uykusu seçeneğidir. Ve bu mod içerisinde gördüğümüz görüntüler yani rüyalar ise bize gelecekten haberler verebileceğine inanıyor musunuz?

Bu soruyu cevaplamadan önce biraz örneklesek iyi olur, kahve telvelerinin yarattığı figürleri betimleyip gelecek haberleri sunan kişilere inancımız nedir? Yani içilen kahve sonrası kahvenin telvesi bize geleceği gösterebilir mi? Kahveyi içtiğiniz fincan köşesine a noktası dersek ve tam karşısı b noktası olduğunu varsayarsak; b noktasından içtiğimizde kahveyi gelecek haberlerimiz daha mı farklı olacaktı? Bence burda ki amaç aynı rüya da olduğu gibi görülen şekillerin betimlenmesidir ve hiç biri geleceği aydınlatmaz. Ama rüyaların geleceği gösterdiğine dair dini bulgularda var diye bir tez öne sürmek hipotezimi yıkmaya yetmez.

Dini konulara girmek konuyu daha da fazla uzatacağı için biraz kenarından geçmekte fayda var, gelelim asıl söylemek istediklerime;

Doğduğumuz saniyeden öldüğümüz saniyeye kadar gözlerimizin gördüğü, kulaklarımızın duyduğu herşeyi biz unuturuz ama beynimiz asla unutmaz. Ve beynimizde saklı duran tüm bu görüntü arşivi geceleri usta bir montajcı tarafından bize uyurken sıkılmayalım diye film gibi izlettirilir. Tıpkı şehirler arası yolculuklarda film gösteren otobüs firmaları gibi. Evet rüyamızda gördüğümüz herşey bizim bu hayatta gördüğümüz şeylerdir. Görmediğimiz şeyleri rüyada göremeyiz. Şimdi diyeceksiniz ki ben hiç uzaylı görmedim ama rüyamda uzaylı görmüştüm. O zaman efendim size cevabım hemen geliyor, doğduğunuz gece evde açık olan televizyondaki bir film uzaylı filmi olamaz mı? Daha bir saatlik bebek iken televizyonda gördüğünüz şeyi hatırlayabilir misiniz? Ya da rüyanızda güzel bir aşk filmi oynadı ve rüyada aşık olduğunuz o karşı cinsi hayatınızda daha önce hiç görmediğinizi iddia edebilirsiniz ve doğduğunuz andan itibaren tüm gördüğünüz görüntüleri de unutmadığınızı iddia edebilirsiniz. O zaman bu tezimin de çökeceğini düşünebilirsiniz ama cevabım hiç gecikmez, efendim ordaki kaş kapıcınızdan, burun geçen hafta bindiğiniz taksiciden, gözler bir reklam filminden, fizik bir yolda yürürken gördüğünüz canlıdan alınan görüntülerden oluşmuştur. Söylediğim gibi REM uykusuna girdiğiniz anda izlediğiniz tüm filmi usta bir montajcı size izletiyor. Elbet onu da başarabilir. Hatta bu söylediklerime yakın bir de film çekilmişti zamanında, başrolde Robin Williams?ın olduğu bilim-kurgu türünde bir film olan The Final Cut. Türkiye?de ise Son Kurgu olarak sinemaya gelmişti. Filme göre yakın bir gelecekte doğumdan önce insanların beyinlerine yerleştirilen mikroçipler sayesinde, bir insanın tüm hayatı, ölümünden sonra, o kişinin gözünden görüntülenebiliyordu. Bu görüntüler tekrar kurgulanarak, cenazelerde anma töreninin bir parçası olarak gösteriliyordu. İşte benim anlattığım mevzu ise bu görüntülerin rüya olarak tekrardan bize izlettirilmesiydi.

Tekrar iddia ediyorum ki rüyada gördüklerimiz mutlaka daha önce gördüğümüz şeylerdir. Sonuçta görüş açımızda bizim farketmediğimiz şeyleri bile gözümüz gördüğü için kayıt altında tutuyor beynimiz ve görmediğimiz bir şeyi asla rüyamızda görmeyiz. Bu sebeple rüyalarımızda gördüğümüz nesnelerin tabirleri yani bize neden gösterildiği hakkında bilimsel ya da dinsel bilgilerin dışında incelenmesi sadece neden gösterildiğine dair ipuçlarını birleştirerek bir sonuca ulaşmaktayız. Sonuçta bu gece rüyamızda izleyeceğimiz film bize neden izlettirildi değil mi? İşte gördüğümüz şeylerin anlamlarını toplayarak bir bilgi sahibi olabiliriz. Bu da bize geleceğin ışığını göstermiş olur. Beynin bizi yönetmesi ve gece film yoluyla bize mesaj vermesi enteresan ama rüya budur ve tabiri ise neden gösterildiğini bulmak için yaratılmıştır.

Son olarak Chicago Üniversitesi Uyku Araştırmacılarından Alan Rechtschaffen?ın bir sözünü size duyurmak istiyorum. (Bu arada Rechtschaffen Almancada dürüst, namuslu demekmiş.)

Eğer uykunun yaşamsal bir fonksiyonu yoksa, evrimleşme sırasında şimdiye kadar oluşan en büyük hatadır.

Köfteli Çorba

Soğuk kış günlerinde sıcacık bir çorbanın tadına doyum olmaz. Eğer çocuğunuz ya da kardeşiniz çorba içmeyi pek sevmiyorsa onun seveceği tarzda bir çorba yapmayı deneyin, mesela köfteli çorba.
Malzemeler:
250 gr kıyma
5-10 dal maydanoz
tuz, karabiber
1 adet orta boy soğan

Çorba için malzemeler
çay bardağı süt
3 çorba kaşığı un
5 bardak su
2 kaşık tereyağı
tuz, karabiber, nane

Kıymayı, rendelenmiş soğanı, tuzu, maydanozu, karabiberi bir güzel karıştırarak yoğurun. Ardından fındık büyüklüğünde parçalar kopararak top şeklinde hazırlayın. Hazırladığınız köfteleri de kızaratarak bir kaba alın. Bir tencerede tereyağını eritip unu ilave edin ve pembeleşene kadar kavurun. Ardından suyu ve sütü ilave edin ve kaynayana kadar bir süre karıştırın. Çorbanız kaynadıktan sonra önceden kızarttığınız köfteleri de ilave edip çorbanızın baharatını da koyun. 10 dakika daha kaynattıktan sonra sıcak olarak servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.

Cevizli ve Peynirli Erişte

Annesi, babaannesi, annneannesi ya da herhangi bir akrabası erişte yapmamış olan biri var mıdır? Benim anneannem çok yapardı ve ben de erişteyi çok severim. Makarna kadar çok çeşitte yapmadım ama özellikle cevizli ve peynirlisine bayılırım. Erişteyi tabi makarna çeşidi olarak da adlandırabiliriz, gelelim tarifimize.

Balzamik Sos

Kafelerde, restaurantlarda yediğimiz salataların en büyük farkları lezzetli soslarıdır. Ama siz de artık balzamik sos tarifiyle evde yaptığınız salatalarınızın daha lezzetli olmasını sağlayabilirsiniz.
Malzemeler :
1 çorba kaşığı hardal,
1 çorba kaşığı zeytinyağı,
1 çay bardağından biraz fazla balzamik sirke,
1 çay bardağından biraz fazla su,
1 çay kaşığı tuz,
1 çay kaşığı şeker
1 tutan karabiber
Yapılışı :
Hardal, karabiber, tuz, balzamik sirke, zeytinyağının yarısı ve şeker miksere konularak karıştırılır. Ardından kalan zeytinyağı da ilave edilir ve tekrar karıştırılır. Son olarak da sosa su ilave edilir ve son bir kez daha karıştırılarak, sosluğa alınıp servise hazır hale getirilir.
Afiyet olsun.

Sayfalar: geri 1 2 3 ... 66 67 68 69 70 ... 96 97 98 ileri
 

Sponsorlu Bağlantılar

ARAMA

En Çok Okunanlar

Gizlilik Politikası  |  İletişim | İstek | Reklam | Şikayet  |