Öyle Aşkın Böyle Izdırabı

  • 28 Eylül 2016
  • 664 kez görüntülendi.

Herşeyin tastamam olduğunu düşündüğün bir hayatın vardır. Sonra biri senin o krallığına hakimiyet kurar. Ve bir gün geldiği gibi tasını tarağını toplayıp gider. Sen yine o herşeyin tastamam olduğunu düşündüğün hayatın içerisinde kendinle başbaşa kalmışsındır. Peki şimdi ilk zamanki gibi hayatın tastamam mıdır? Elbette değildir. Artık hayatında yeri boşalan o kadar çok şey vardır ki hangi birini, nasıl tamamlayacağına ve nereden başlayacağına bir türlü akıl yürütemezsin. Artık bilindik sendromu yavaş yavaş seni etkisine alır. Uykusuzluk, iştahsızlık, yok yere düşünüp ağlamalar…

Genel manada ifade edecek olursak kadınlar erkeklere oranla daha çabuk atlatırlar bu dönemi. Sebebiyse bariz şekilde açıktır çünkü bir kadın ayrıldıktan sonra hangi arkadaşının omzunda ağlayacağını dahi tasarlamıştır. Ayrıca kendini arkadaşlarından koparmak yerine daha çok onlarla vakit geçirir ve bir gün bakar ki ne o adamdan ne de onun bıraktığı acıdan eser yoktur.

Erkeğin ise ayrılıktan sonraki dertleşeceği ilk arkadaşı -ve hatta sendrom süresince neredeyse tek arkadaşı- içki şişeleri olur. Ama bir türlü akıl edemez ki içki masasında aklına gelecek olan daima odur. Sosyal çevresinden kopar gider zamanla. Kankalarına dahi kapıyı açmaz kimi zaman. O çekilmez acı sanki ona zevk veriyormuşcasına onunla başbaşa vakit geçirmeyi tercih eder. Adeta yaşadığı yeri bir matem evine çevirir.

Ayrılık senin o kişiyle kurmuş olduğun hayallerin bir anda alev alev yanmasıdır. Öyle bir ateşdir ki bırak seni ısıtmayı içini dondurur. Onun bu hayalleri bir başkasıyla gerçekleştirecek olması fikri senin kapını en çok çalacak misafirdir bundan sonra. Kabullenemezsin. Eskiden onun aşkıyla kelebeklerin uçuştuğu karnının artık bıraktığı acısıyla sancıyor olması çekilmez bir çiledir. Çivi çiviyi söker dersin ve onun yerine koyacak başka birini bulma yoluna gidersin. Ama benim bildiğim tek birşey varsa o sökmek için getireceğin çivinin eskisini daha da dibe çakacağıdır.

Şu ünlü Sil Baştan (Eternal Sunshine of The Spotless Mind) filmini izlemişleriniz vardır. Kiminiz de keşke bu filmdeki gibi aşk acısını bir anda silebilecek bir tedavi olsa diye de düşünmüşsünüzdür. Bir zamanlar hayatınızın olmazsa olmazı dediğiniz kişinin bir anda beyninizden silinip atılması ve aşk acısından hiçbir eser kalmaması… Eğer böyle birşey gerçek olacak olursa tedavinin yapılacağı merkezi düşünemiyorum dahi.

Belki bir faydası olur, bu acıdan kurtulurum diye bu yazıyı okumuş olanlara sözüm. Hiç faydalı olmadı değil mi? Zaten hiçbir yazının da size bu acıyı dindireceğini düşünmeyin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ