Nasıl şarkı arşivi yapılır?

  • 06 Mayıs 2009
  • 14.021 kez görüntülendi.

İlk müzik arşivciliği, eserlerinin taş plaklara kaydolmasıyla başlamıştır. 1890 yılında ortaya 78 devirlik bu plaklarda sadece 4 dakika civarında kayıt yapılabilmesi ve kırılgan olmaları çeşitli arayışları ve araştırmaları hızlandırmaktaydı. Sonra uzunçalar diye adlandırdığımız 33lük plaklar çıktı ve özel plastik bir reçine ile kolay kırılması engellenmişti. Ayrıca gelişen kayıt teknoloji ile de gürültü azalmış, daha iyi müzik kalitesi artmaya başlamıştı. 1949 yılında 45lik plakların keşfi ile beraber teknolojisini gelişimini tamamlamıştır. Günümüzde bile hala üretilmektedir ve kayıt dereceleri, sağlamlığı hala geliştirilmeye devam etmektedir.

1960 yılında kasedin keşfi ile manyetik ses kayıt teknolojisi ile kayıt süresi artmış, arşivleme süresi plaklara göre daha uzun ömürlü olmuştur. Anında kayıt edilebilme özelliğine sahip olduğu için bilgisayar verilerini saklama amaçlı olarak günümüz teknolojisinin temelleri yavaş yavaş atılmaya başlamıştır. İlk çıktığı zamanlarda plaklarla, son yıllarında ise CDlerle savaşan teknoloji kendi içinde bir çok firma tarafından geliştirilip başka isimler verilse de (, , ) çok tutmamış ve üreten firmalara büyük zararlar vermiştir. Sony, Philips gibi devlerin araştırmaları sonucu bulunan bu farklı ses kayıt ortamları piyasada bir işe yaramasa da CDlerin ataları olarak kabul edilmektedir.

1979 yılında Sony ve Philips firmalarının ortak çalışmasıyla ( Compact Disc Digital Audio ) olarak piyasaya sürülen ses kayıt kalitesini ve kayıt süresini daha fazla arttıran bu icatla müzik arşivciliğine büyük katkıda bulunmuştur. Ses kayıt teknolojisinde bir devrim niteliği taşıyan CDler ataları plakların gelişmesiyle bu yüzeye sahip olmuş ve kasetleri okuyan optiklerin de gelişmesiyle günümüzde sıklıkla kullanılan bir ürün haline gelmiştir. Artan maliyetler ve tüketim çılgınlığı her zaman müzik piyasasında var olan şirketleri araştırma ve geliştirmeye itmiştir.

4 dakikalık bir ses kaydından 80 dakikalık ses kaydı yüzeyine sahip olmak tam 100 yıla mal olmuştur. Her zaman en iyi ses kalitesine ve en ufak boyutta en fazla süreyi kaydetme teknolojisinin peşinde koşan müzik sektörü günümüz bilgisayarlarındaki bir çok parçanın atası olmuştur. Bilgisayarlarımızın disketleri, ardından hardiskleri ve sonra CDleri ile gelişen bu teknoloji teknolojisi ile kaliteyi arttırmış en son HD teknolojisiyle tavan yapmıştır. Kaset ve arasındaki geçiş döneminde yaşanan olaylar şimdi de ve arasında yaşanmaktadır. Ayrıca artık bir CD yüzeyine teknolojisi ile beraber görüntü de kaydedildiği için müzik eserlerinin canlı performanslarını, stüdyo kayıtlarını da izleyerek arşivcilik zevkini doruk noktalarına ulaştırmıştır.

Müzik kalitesini doruk noktasına ulaştırmak için gidilen yollar bilgisayarları geliştirmiştir ve bilgisayarlar da vefa borçlarını dijital ortam ses kayıt formatlarıyla ödemiştir. formatının keşfiyle 1:12 lik bir oranla rekor seviyede sıkıştırma işlemi gerçekleştirilmiş ve mevzut kayıt ortamlarındaki süreye sığan verilerin sayısı artmıştır. Ve bu formatları okuyacak taşınabilir cihazların da üretimiyle, kaset çaların gramafonu öldürmesi gibi, oynatıcılarda kaset çalarları piyasadan silmiştir. Herşey birbirini desteklerken bazı kişisel zevklerde ortadan yok olmaya başlamıştır. Gramafonun keyfi başkadır ama günümüzde bakım masrafları artmış ve bulunabilen plak sayısı azalmıştır. Ve bir çok eser yeni nesil teknolojiye aktarılmadığı için tarihten silinmiştir.

Mp3 oynatıcılar, küçük boyutlarıyla rahat taşınabildiği için her yerde müzik dinleyebildiğimiz teknolojiye sahip olmuşken arşivlemeyi zorlaştırmıştır. Popüler kültürde artan müzik eserleri sayısı (kayıt ve basım masrafları da azaldığı için) ve internetin de keşfiyle dünyanın neresinde olursa olsun bir müzik eserine çok kolay ulaşmak elimizdeki arşivi genişletmiştir ve bunu saklamak ciddi bir dert olmuştur. Plakları, kasetleri ve CDleri odamızdaki raflarda saklamak hem dekoratif olarak iyiyken günümüz arşiv sistemine göre kat be kat daha güvenliydi. Şimdi bilgisayarlarımıza depoladığımız bu eserler virüsler sayesinde yok olabiliyor ve her an kaybetme korkusu yaşıyoruz. Ama daha çok kişide daha çok kaynakta olması sebebiyle de tarihten silinme kaygısı azalmıştır.

Arşivleme ihtiyacı verileri depolamak için gerekli alan teknolojisini tetiklemiş ve boyutlarda inanılmaz gelişmeler yaşanmıştır. Piyasada TeraByte büyüklüğünde depolama ürünleri satılmakta ve müzik arşivciliğine büyük katkılar sağlamaktadır. Ve internetin de gelişmesiyle kişisel arşivler yerine firmaların online arşivlerine ulaşmak daha kolay ve daha ucuz olduğu için, internet hızının artmasıyla artık istediğimiz şarkıyı istediğimiz zaman internet üzerinden dinleyebiliyor ve bilgisayarımızda yer ayırmadan sitelerdeki çalma listeleriyle arşivlerimizi oluşturabiliyoruz.

Şimdiye kadar birbirini tetikleyen bu teknolojiler hep biz kullanıcılar için üretilmiştir ve bugüne kadar bu teknoloji için çalışan firmalara ve onların emekçilerine sonsuz teşekkürlerimle…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. mal dedi ki:

    hiç beğenmedimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

BİR YORUM YAZ