Matematik Tarihi

Onsuz olunamayacak bir ilim olan , basit problem çözüm teknikleriyle serüvenine başlamıştır.

Matematiksel düşüncenin ilk adımı olan rakamlar, ekonomisi düzgün ve gelişmiş yerleşik toplumlarda yazıyla birlikte ortaya çıktı. Çünkü parayı sayacak, hesabını tutacak rakamlara ihtiyaçları vardı.

Matematiğin ilk önemli merkezi MÖ 2000 yılında Babil olmuştur. Babillilerin kafası matematiğe zehir gibi çalışıyordu ve denklem çözme, kök bulma, alan ve hacim hesaplamalarını ve trigonometriyi geliştirdiler. Ama matematiğe en büyük katkıları, altmış tabanlı sayı sistemini bulmuş olmalarıdır.

Rind Papirusu

Matematik alanındaki çalışmalara Mısırlılar da, bu konuda yazılmış Golenişev Papirüsü ve Rhind Papirüsü adlı eserleriyle katkıda bulundular. Bu eserler çağlarının matematik ve aritmetik kitaplarıydı. Buna rağmen matematik Mısırlılar ve Romalılar için pratik bir araç olmaktan öteye gidememiştir.

Bu arada Hintlilerin de eli armut toplamadı. Kendi rakamlarını bularak dünya kamuoyuna sundular. Özellikle ticaretle uğraşanların itibar ettiği bu rakamların üstünlüğü fark edilip, yaygın biçimde kabul gördü.

İslam dünyasında da başta aritmetik olmak üzere, matematiğin bütün dallarında çok önemli matematikçiler yetişti ve çalışmalarıyla bu ilime büyük katkı sağladılar. Özellikle dalı matematikçilerinin elinde kimlik kazanmış, Harizmi, Ebu Kamil ve Ömer Hayyam gibi isimler Batı’yı derinden etkilemişlerdir.

“İki kere iki kaç eder?” diye sorulduğunda kimsenin parmak kaldıramadığı zamanlardan günümüze kadar yapılan çalışmalarla geliştirilen işlem simgeleri, problem çözümünde gereken denklemlerin var olmasına yol açmış ve matematiğin olmazsa olmaz bir ilim olduğunu ortaya koymuştur.

Bu yazı 20 Temmuz 2018 tarihinde yayımlandı ve bugüne kadar 84 defa okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*