Makyajın Tarihçesi

Kadınların çeşitli kozmetikler vasıtasıyla görünümlerini değiştirip daha güzel olmaya çalıştıkları olayı milattan binlerce yıl önce Mısırlı ve Asurlu kadın ve erkeklerin gözlerine sürme çekmesiyle tarih sahnesine girdi.

Makyajın Tarihçesi

Makyajın tarihini araştırdığımızda, altından karşımıza ne alaka bir isim çıkmaktadır: Sokrates.

Kendisinin milattan önce 460 ve 370 yılları arasında bulduğu formül o zamanlar tibbi açıdan değerlendirilmiştir. Fakat takvimler Rönesans’ı gösterdiğinde Avrupa’daki alanında büyük ilerlemeler olmuş, kadınlar ve erkekler güzelleşmek adına suratlarına ne bulurlarsa sürmeye başlamışlardır.

XIV. Louis çıkarttığı bir makyaj yasasıyla, bütün kadınların kaşlarını ve saçlarını kazıtmalarını, kirpiklerini bolca, dudaklarını ise küçücük boyamalarını ve tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de yarı çıplak denilebilecek dekolte ötesi elbiseler giymelerini emretmiştir.

17. yüzyıla gelindiğinde ise bol pudralı benli makyaj modası başlamıştır.

18. yüzyılda ise bu bol pudralı ve pembe boyanmış yanaklar yüzünden herkesin beti benzi attığı için, kimin sağlıklı kimin bir ayağı çukurda olduğu anlaşılamadığından, o dönem patlak veren verem hastalığının belirtileri de anlaşılamamış ve epey bir insan ölmüştür. Ayrıca yine pudra yüzünden güneş ışığından faydalanılamadığı için çeşit çeşit hastalıklar baş göstermiştir.

1945 yılından sonra makyaj yapımında moda değişmiş, kaşlar alınıp saçlar kısaltılmış, göze sürülen farların miktarı arttırılmış, dudaklar kıpkırmızıya boyanmaya başlamıştır.

Almanya, İngiltere, Fransa ve Amerika kozmetik sanayine el atmış ve çeşitli ülkelerdeki şubeleriyle kadınların gözlerini boyamaya başlamışlardır.

Bu yazı 17 Temmuz 2018 tarihinde yayımlandı ve bugüne kadar 102 defa okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*