Evrenle Uyum İçindeyiz

  • 21 Eylül 2017
  • 124 kez görüntülendi.

halkı Batı Afrika’da, Mali’de Bandiagara platosunda yaşar ve geleneksel animist bir dine göre hareket eder: Onlara göre bütün şeyler ruhsal güçle donatılmıştır. dinsel inancının temeli şudur: İnsanoğlu evrenin “tohumu”dur ve insan formu, hem ilk yaratılış anını hem yaratılmış bütün evreni yansıtır. Bu nedenle her köyü bir insan vücudu şeklinde planlanır ve canlı bir kişi sayılır.

– Bütün evren başlangıçta yumurtanın ya da tohumun içindeydi.

– Varolan her şey bu yumurtanın bir titreşimi olarak başladı.

– İnsanın biçimi yumurtada şekillendi ve evrenin biçimine de yansıdı,

– En küçük tohumdan engin evrene kadar her şey her şeyi yansıtır ve ifade eder.

– Bir köy, bir ev, bir şapka ya da bir tohum bütün evreni içerebilir.

Kutsal ve Simgesel Mekan

Bir Dogon köyü kuzey güney doğrultulu düzenlenir; baş tarafında demirhane, ayak tarafında mabetler vardır. Bu plan yaratıcı tanrı Amma’nın dünyayı, bu pozisyonda yatan bir kadın biçiminde kilden meydana getirdiği inancını yansıtır. Köydeki her şeyin antropomorfik ya da insani bir eşdeğeri vardır. Doğuda ve batıda kadınların adet görme kulübeleri eldir. Aile evleri göğüstür. Bu büyük evlerden her biri, bir erkek vücudu şeklinde, mutfak kafa olarak, büyük orta oda bel olarak, iki sıra ambar kol olarak, iki su küpü göğüs olarak ve giriş koridoru penis olarak planlanır. Bina, kadın – erkek ikiz ata varlığın, Nommo’ların yaratıcı gücünü yansıtır.

Dogonların ruhani lideri Hogon’un kulübesi evrenin bir modelidir. Kulübenin dekorasyonunun ve döşemesinin her öğesi simgecilikle yüklüdür. Hogon’un hareketleri evrenin ritmine uyar. Şafak vakti yüzü doğuya dönük, doğan güneşe doğru oturur; sonra dört ana yönü sırasıyla izleyerek evin içinde yürür; sonunda akşamüstü hava kararırken, yüzü batıya dönük oturur. Kesesi, “dünyanın kesesi” olarak tanımlanır; asası, “dünyanın eksenidir”.

Maskeli dansçılar dama denilen cenaze ritüeli gerçekleştirir. Bu geleneksel Dogon dinsel töreni, merhumun ruhunu güven içinde öbür dünyaya göndermek için yapılır.

Kozmik Anlam

Hogon’un giyimi bile minyatür halde dünyayı temsil eder. Örneğin silindirik şapkası, “dünyanın yumurtası”nı sarsan yedi sarmal titreşimin dokunmuş bir imgesidir. Bir kriz sırasında şefler şapkanın etrafında toplanır; adeta dünyanın kendisi ters dönmüş ve tanrı Amma tarafından tekrar düzene sokulmayı bekliyormuş gibi, Hogon şapkanın içine konuşur ve ters çevirip yere koyar.

Dogonların karmaşık kozmik simgeciliği evrenden dışarıya çıkışı ve Hogon’un şapkasına, dünya yumurtasının kabuğuna geri dönüşü yansıtır. , toplum, kozmoloji, mitoloji, tarım, gündelik yaşam, hepsi her ayrıntıda birbirine geçer ve her eyleme yansır.

Nommo

Nommolar, Dogonların taptığı ata varlıklardır. Mite göre tanrı Amma’nın kozmik yumurtayı yaratırken doğurttuğu amfibi, hermafrodit, balık benzeri yaratıklar olarak tanımlanır. Bu kozmik yumurtanın hem Dogonların yetiştirdiği en küçük tohuma hem Akyıldızın – gece gökyüzündeki en parlak yıldız – kardeş yıldızına benzediği söylenir. Yumurtanın içinde bütün şeylerin tohumu vardır.

Mitin bir versiyonuna göre iki çift erkek – kadın Nommo, yumurtanın içinde dünyaya düzen getirmek üzere doğmayı bekliyordu. Ama yumurta bir titreşimle sallandı ve erkek çiftlerden biri olan Yurugu, vaktinden önce yumurtadan çıkıp, plasentasından yeryüzünü yarattı. Bunun üzerine Amma geri kalan üç Nommo’yu yeryüzüne gönderdi; yaşamın yenilenmesi ve devamı için gerekli ritüelleri ve kurumları kurdular. Ama Yurug’nun erken hareketlerinden ötürü, dünya ta başından itibaren kusurluydu.

Kısaca

İnananlar –

Ne zaman ve nerede? – MS 15. yüzyıldan itibaren; Mali, Batı Afrika

MÖ 1500’den itibaren – Sözlü mitlerdeki ve astronomi bilgisindeki benzerlikler, Dogonların atası kabilelerin bugünkü Libya’ya, sonra Burkina Faso ya da Gine’ye göç etmeden önce eski Mısır’da yaşamış olabileceklerini gösterir.

MS 10. yüzyıldan itibaren – Batı Afrika’da İslam baskısından kaçan çoğu kabile halklarının bir karışımından Dogon kimliği gelişir.

Günümüz – Dogonların sayısı 400.000 ile 800.000 arasındadır. Çoğunluk geleneksel dinlerinin gereklerini yerine getirir, ama önemli azınlıklar dinlerini değiştirmeye zorlanarak, İslama ve Hristiyanlığa geçmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ